21 Haziran 2022 Salı
Denisova Prehistorik Kahve Fincanı 180ml / 6oz (3. Üretim)
17 Aralık 2021 Cuma
Denisova Prehistorik Kahve Fincanı 180ml / 6oz (2. Üretim )

23 Ekim 2021 Cumartesi
Şaman Güneşi Çay Kahve Fincanları 95ml
11 Ekim 2021 Pazartesi
Çift Başlı Kartal ve Kurt Dişli Deri Kolye
Türk mitolojisinde çift başlı kartal, yeryüzü ve gökyüzünün bekçisi olarak kabul edilip Han'lara özel bir semboldür.-----------
Kolyenin iç sargısında Türk Kültürüne has olan üzerlik tohumu kullanıldı. Tasarımın tamamı hakiki deridir. Kolye, üzerindeki kurt dişleri ile zenginleştirilmiştir. Çift başlı kartal sembolünün 900 ℃ ön fırınlama ve 1060 ℃ sırlı fırınlama uygulamamız sayesinde rengi ve parlaklığı yıllarca asla solmaz.
Kolye ucu çapı 4cm / Kolye Kalınlığı: 1cm / Uzunluk: 30cm
-----------
Malzeme:
Seramik çamuru, hakiki deri, kurt dişi, üzerlik tohumu
10 Ekim 2021 Pazar
14 Ağustos 2021 Cumartesi
Kiren Meyvesi ve Ağacı
Bazı yörelerde 'kiren' veya ' zoğal' olarak da adlandırılan kızılcık meyvesinin insan kanındaki melatonin artırıcı etkisi, meyvenin olgunlaşmak için sindire sindire uzun yıllara yayarak güneşten almış olduğu akıl ışığını insan vücuduna ritm düzenleyici olarak aktarmasından kaynaklanır.
Kızılcık ağacının geç büyümesi bizim halk folklorumuzda 'kızılcıklar oldu mu? selelere doldu mu?....' diye başlayan türkümüze de konu olmuştur. Sümer dilinde 'i-li-a-nu-um' olarak bilinen kızılcık, antik dünyada görme özürlü ünlüThebaili kahin Teiresias kendisine verilen kızılcık ağacından yapılmış baston ile her yeri görüyor olarak yönleri tayin eder ve savaşırdı...
13 Ağustos 2021 Cuma
Bathonea Antik Liman Yerleşkesi
![]() |
| Bathonea / Antik Kupalar - 300ml |
Bulunduğum adres olan İstanbul Menekşe semti tam da Küçükçekmece gölü ve Marmara denizinin birleştiği noktada.
Basınköy sırtlarından evimin penceresinden Marmara denizi ile Küçükçekmece gölünü aynı anda görüyorum. Meğerse evimin karşı manzarasında koca bir antik kent varmış.
Tam bir kayıp kent.
Kazının resmi sitesinden ve web de ki genel taramalardan oluşturduğum bu derleme de hiçte sıradan olmayan bir Arkeolojik buluntu var. Daha çocukluğum da bile bu bölge İstanbul'un en önemli avlak alanlarından biriydi. Av tüfeklerinin sesi her gün duyulurdu.
Kısacası 800 bin yıllık av mevsimi son 30 yılda bitmiş!
800 BİN YILLIK KENT
İnsanların avcılık ve toplayıcılıkla yaşadığı taş devrinden Helenistik -Roma – Bizans ve Osmanlı’ya kadar uzanan dönemlerine ait kalıntılarla dolu bir havza. Bugün Avcılar denmesinin sebebi, 20-30 yıllık bir yakın geçmişe kadar buraların büyük bir avlak alanı olması ve bu alanda sonbaharda özelikle kuzeyden gelen bıldırcın sürüleri ve diğer av hayvanlarının çok olmasındandır.
![]() |
Çok muhtemeldir ki bugünün göç yolları antik dönemde de aynıydı ve bu bölge antik dönem avcılarının da yoğun ilgi odağıydı.
Geçmişte bizon, geyik, karaca, leopar, ayı, benekli sırtlan gibi pek çok yaban hayvanı ve kuş cinsinin yaşadığı Küçükçekmece Gölü havzasında bol miktarda balık türleri de bulunmaktaydı.
Bu nedenle bu coğrafya tarih öncesinin avcı ve toplayıcı topluluklarının yaşamı için çok uygun olduğu gibi, taş çağı insan toplulukları için ideal bir yaşam alanı oluşturuyordu.
Gölün hemen kuzeyinde yer alan 'Yarımburgaz Mağarası' bu yaşamı destekleyen en önemli korunma ve barınma alanı olarak karşımıza çıkıyor.
"İstanbul Avcılar'daki antik yerleşim kenti Bahhonea'da İskandinavyalı Viking savaşçıları da bir dönem yaşadı.
Bathonea Antik Kenti kazıları sürüyor. Kazı esnasında dünyanın birçok yerinden yüzlerce geminin buraya geldiğini
ve burada izler bıraktığını biliyoruz. En son burada Vikinglerin de kaldığı keşfedildi. / Turan Hançerli - Avcılar Belediye Başkanı"
BATHONEA isminin Sazlıdere’nin antik çağdaki derin dere anlamına gelen “Bathynias”tan geldiği belirtilmekte.
Bugünün Avcılar semti, eski zaman da Küçükçekmece Gölü,
Marmara Denizi ve akarsular üzerine kurulmuş çok zengin bir coğrafyada bulunuyordu.
Avcılar´a hayat veren en önemli nokta Küçükçekmece Gölü ve bunun kıyıları.
Dolayısıyla bu coğrafyanın çok uzun bir geçmişi var, yaklaşık 800 bin yıl kadar!!
Bu uzun geçmişin kanıtları hemen gölün kuzeyindeki Yarımburgaz Mağarası´nda geçmişte yapılan kazılarda tespit edilebiliyor.
HİTİT İZLERİ
Kazı çalışmalarında bölgeye ait olmayan Orta Anadolu´da yaşayan Hititler ile ilişkili materyaller bulunmuş.
Avcılar´ın karşısında İmralı Adası ve arkasında Anadolu toprakları bulunmakta.
İmralı´nın arkası; Hititler´in `Masa´ ve `Asuwa´ adıyla tanımladıkları bölgeymiş.
Hititliler bu bölgeye gelmiş, savaşmış, galip gelince tanrılarına hediyeler sunmuşlar.
Batoneya'ya da geldiklerini düşünülüyor.
Hatta kazı bölgesinde Kıbrıs kökenli ve Yunanistan´ın güneyinden gelen Mikenler ile ilgili bulgulara da rastlanmış.
Kazı bölgesinde en üstten aşağıya doğru Osmanlı Bizans, Yunan, Roma izlerine ulaşılmış.
En altta deniz tabakasının örttüğü bölgede kumlu deniz tabakasını kaldırınca Hititler,
Kıbrıslılar ve Miken uygarlığının izlerini gösteren bir yerleşim var.
BATHONEA´DAKİ VİKİNGLER
Küçükçekmece Gölü ağzı ve kıyı şeridinin daha açık olduğunu bu nedenle daha korunaklı olduğu için antik dönemde deniz ticaretinde önemli ölçüde kullanıldı.
Bathonea kazıları sırasında bulunan bazı bulgular Avarlar´ın İstanbul saldırılarının izlerini taşıyormuş.
Burada dünyada tek seferde binin üzerinde pişmiş topraktan yapılan ilaç şişeleri ile bunların yapımında kullanılan malzeme ve bitki özlerini bulmuşlar. Kazı başkanı, yaklaşık 100 kişiden oluşan ekibin Bathonea´da ciddi oranda Viking ilişkisi olduğunu ortaya çıkardıklarını söylemiş.
'' Çok muhtemeldir ki bugünün göç yolları antik dönemde de aynıydı ve bu bölge antik dönem avcılarının da yoğun ilgi odağıydı.
Geçmişte bizon, geyik, karaca, leopar, ayı, benekli sırtlan gibi pek çok yaban hayvanı ve kuş cinsinin yaşadığı Küçükçekmece Gölü havzasında bol miktarda balık türleri de bulunmaktaydı.
Bu nedenle bu coğrafya tarih öncesinin avcı ve toplayıcı topluluklarının yaşamı için çok uygun olduğu gibi, taş çağı insan toplulukları için ideal bir yaşam alanı oluşturuyordu. ''
Bu paragraf sayesinde daha önce yaptığım kupaların yeni ismini buldum.
( Kendime pay çıkarmalıydım )
![]() |
| Bathonea / Antik Kupalar - 300ml |
#istanbul #turkey #turkish #constantinopel #miklagard #roman #byzantium #varangianguard #byzantine #history #vikings #ragnar #ragnarlodbrok #ragnarlothbrok #historyvikings #jormungandr #amber #cross #ouroboros #greek #egyptian #scandinavian #mediterranean #levant #levantine #middleeastern #viking #vikingage #vikingsofinstagram #archaeology #bathonea #antikkent #antikyunankenti #avcılar #arkeoloji #tarihinesahipçık #tarih
Görsel Sanat Dalları Nelerdir?
Görsel sanatlar, güzellik ve zevkle ilgilenen sanatlar için kullanılır. Bu terim ilk defa Fransızcada beaux arts olarak, resim, heykel, baskı gibi görsel sanatları tanımlamak için kullanılmıştır. Günümüzde daha çok, klasik veya akademik sanatla bağlantılı olan geleneksel görsel sanatlar anlamına gelir.
Güzel sanatlar teriminin ortaya çıkışındaki motivasyon, resim, heykel gibi görsel sanat dallarını; tekstil, seramik gibi zanaat ve uygulamalı sanatlardan ayırmaktı. Buradaki "güzel", sanat eserinin niteliğini değil, disiplinin estetikle bağlantısını vurgulamak için kullanılmıştır. Günümüzde icra edilen ve sadece resim, heykel ve baskıyla kısıtlı olmayan modern ve çağdaş sanat eserleri için açıklayıcı ve kapsayıcı olmadığından, buna alternatif olarak görsel sanatlar tabiri kullanılmaktadır.
GÖRSEL SANATIN DALLARI
Resim
Soyut
Natürmort
Figüratif
Nü (Çıplak)
Portre
Slayt
Duvar Boyama
Önemli Ressamlar ve Eserleri
Özgün Baskı
Gravür
Serigrafi
Taş Baskı
Ağaç Baskı
Özgün Baskı Sanatçıları
Heykel
Rölyef
Büst
Anıt Heykeller
Sanatçılar ve Eserleri
Seramik ve Cam
Fotoğrafçılık
Teknik Bilgiler
Sanatçılar ve Çalışmaları
Grafik
Karikatür
Illustrasyon
Manga
Animasyon
Çizgi Film
Çizgi Roman
Anime
Amblem/logotype
Grafik, Resim, 3d Yazılımları
Geleneksel Sanatlar / Geleneksel El Sanatları- Zanaatlar
Süsleme Sanatları
Ebru
Tezhip
Hat Sanatı
Minyatür
Kalemişi
Bezeme
Mozaik
El Yazmaları
Hammaddesi Metal Olan Geleneksel Sanatlar
Demircilik
Bakırcılık
Bıçakçılık
Altın - Gümüş İşleri
Telkari
Savat
Hammaddesi Toprak Olan Geleneksel Sanatlar
SERAMİK
ÇİNİ
ÇÖMLEK
Hammaddesi Tahta-Ağaç Olan Geleneksel Sanatlar
Ağaç - Ahşap İşçiliği
Baston Asa
Müzik Aletleri Yapımı
Semercilik
Kaşıkçılık
Hammaddesi Taş Olan Geleneksel Sanatlar
Taş İşçiliği (Mimaride kullanılan Taş İşçiliği, Çeşmeler, Mezar Taşları)
Mermer İşçiliği
Süs Taşları İşçiliği
Lüle Taşı İşçiliği
Oltu Taşı İşçiliği
Hammaddesi Cam Olan Geleneksel Sanatlar
Hammaddesi Hayvansal Olan Geleneksel Sanatlar
Hammaddesi Hayvansal Lif Olan Geleneksel Sanatlar
1)Kimyasal Yapılarına Göre:
2)Hayvandan Elde Ediliş Şekillerine Göre:
3)Lif Uzunluğuna Göre:
Yün ve Kıllar
Hammaddesi Hayvansal Deri Olan Geleneksel Sanatlar
Yemenicilik
Çarık
Cilt İşleri
Kat'ı
Gölge Oyunu Tipleri
Tarım, Mutfak Araçları Yapımı
Kemik , Boynuzdan Yapılan El Sanatları
Aksesuar İşleri
Hammaddesi Bitkisel Lif Olan Geleneksel Sanatlar
Hasır Dokuma
Sepet Örücülüğü
Nazarlık
İşlemeler
Örgüler
Yöresel örgüler
Oyalar
Çoraplar
Dokumalar
1)Mekik Dokumalar:
2)Kirkitli Dokumalar:
A)Kirkitli Düz Dokumalar:
B)Kirkitli Havlı dokumalar:
3)Mekiksiz Dokumalar alaz, Kolan, çarpana (kartlı, kartsız dokumalar)
4)Dokusuz Dokular (Keçe)
Sıkıştırma İşleri (Keçe)
-Tepme Keçelerin Tarihi Gelişimi, Renk, Desen, Teknik ve Kullanım Özellikleri
Geleneksel Sanatlarda Renk, Desen, Boyamacılık
Türk El Sanatları Tanıtma Derneği
Ayrıca;
Temel Tasarım
Sanatın Elemanları : Çizgi, Renk, Biçim, Form, Doku, Valör, Espas.
Sanatın İlkeleri : Denge, Ritm, Hareket, Zıtlık, Bütünlük, Vurgu, Motif.
Görsel Tasarım İlkeleri
Şekil - Zemin Anlatımları
Görsel Ritim
Zıtlık
Egemenlik-Odak Noktası
Düzlem
Görsel Denge
Görsel Tasarım Öğeleri
Leke
Nokta
Hacim
Çizgi
Renk
Doku
Biçim
Ölçü
Biçimlendirme Teknikleri (2 Boyutlu)
Karakalem
Füzen
Marker
Sulu Boya
Pastel Boya
Guvaj Boya
Kuru Boya
Yağlı Boya
Akrilik
Lavi
Baskıresim
Parmak Boya
Kolaj
Vitray
Karışık Teknik
Grafiti Sanatı
Batik
Fresk
Biçimlendirme Teknikleri (3 Boyutlu)
Origami
Mask
Mozaik
Büst
Artık Malzemeler
Maket
Mimari
Dönemler, Üsluplar ve Eserler
Mimarlar
Hayal ve Gerçek
Tek bir beynin ürünü olup da bu kadar ayrı kalan iki kavram: Gerçek ve Hayal.
Bilincin kaynağını bulamıyorsak, gerçeğin nereden kontrol edildiğini de bilmiyoruz demektir.
Yine de “gerçek” dediğimiz şeyi bu dünyaya, “hayal”i ise ulaşılmaz bir ütopyaya bağlıyoruz…
Oysa bir şeyin “gerçek” sayılması için yaşanmış olması gerekiyorsa, gerçek tam şu anda — zamanın en küçük anında titreşen bir atom çekirdeği kadar kısa ve tekil bir şeydir.
Bu durumda hayal, zamanın çöktüğü andır.
Ne önü vardır, ne sonu… Hep oradadır. Ve belki de en büyük olandır.
Biraz bilime de yaslanarak diyebilirim ki:
Eğer gerçekler bir illüzyonsa, hayaller gerçeğin kendisi olmalı.
Yürü! Hür mâviliğin bittiği son hadde kadar!...İnsan, âlemde hayâl ettiği müddetçe yaşar.Yahya Kemal BEYATLI
20 Mart 2021 Cumartesi
Kiren Türk Kahvesi Fincanı (75ml / 2.5oz)
Gövdeye ahşap çivi ile sabitlendi ve sudan etkilenmeyecek iple sarılıp düğüm atılır. Kupanın yüzey deseni, elle şekillendirme sonucu oluşur.
Beyaz kil üzerine sigrafitto tekniği , 1060C sırlı pişirim.
Fincan: Ø=5cm/ h=6,5cm/ V=70ml, Tabak: 8x17cm
17 Ağustos 2020 Pazartesi
Tamgasay Kahve Fincanları 180ml (1.üretim)

Değişik coğrafyalardaki binlerce yıllık kaya yazılarından yola çıkarak hazırladığımız Kök Türk Tamga desenli kahve fincanlarımızdır. Desenler seramik çamuruna ile işçiliği ile işlenir. İçleri siyah sırlı fincanların dış yüzeyleri mat dokudadır. Yaklaşık 180ml hacme sahiptir.
Ölçü: Ø=8cm/ h=7cm/ V=180ml
11 Ağustos 2020 Salı
Tamgasay Espresso Fincanlar 95ml

Değişik coğrafyalardaki binlerce yıllık kaya yazılarından yola çıkarak hazırladığımız Kök Türk Tamga desenli Espresso kahve fincanlarımızdır. Desenler seramik çamuruna ile işçiliği ile işlenir. İçleri siyah sırlı fincanların dış yüzeyleri mat dokudadır. Yaklaşık 95ml hacme sahiptir.
Bu fincanlar espressonun yanı sıra duble Türk kahvesi sevenler için de oldukça kullanışlıdır.
Ölçü: Ø=7cm/ h=6cm/ V=95ml
9 Ağustos 2020 Pazar
Otacı Süzgeçli Çay Kupası 350ml
19 Temmuz 2020 Pazar
15 Temmuz 2020 Çarşamba
Palmeta Türk Kahvesi Fincanları - Turuncu 75ml / 2.5oz
Palmeta Türk Kahvesi Fincanları - Turuncu 75ml / 2.5oz
Tüm doku ham seramik kil üzerine el işçiliği ile yapılmıştır. Kahve fincanlarının üzerine eski palmeta duvar kabartma desenlerinden alıntı yapılarak işlenmiştir.
Beyaz Kil / Sigrafitto / 1060C Sırlı Pişirim
Ölçü: Ø=5cm/ h=6.5cm/ V=75ml,
Tabak=12x9cm
19 Mayıs 2020 Salı
Vitruvius Türk Kahvesi Fincanları - Yeşil 75ml / 2.5oz
Beyaz Kil / Sigrafitto / 1060C Sırlı Pişirim
Bardak: Ø=5cm/ h=6.5cm/ V=70ml,
Tabak: 12x9cm
14 Ağustos 2019 Çarşamba
Dalya Seramik Kupa 350ml
Beyaz Kil / Sigrafitto / 1060C Sırlı pişirim
Ölçüler: Ø=9cm/h=11cm/D=350ml
15 Haziran 2019 Cumartesi
Denisova Prehistorik Kahve Fincanları 180ml / 6oz (1. Üretim )
Beyaz kil üzerine Sigrafitto tekniği 1060C
Fincan: Ø=8cm/ h=7cm/ V=180ml (6oz)
9 Haziran 2019 Pazar
Bathonea Prehistorik Avcı Kupa 350ml / 12oz (1.üretim)
31 Mayıs 2019 Cuma
Vitruvius Türk Kahvesi Fincanları - Beyaz 75ml / 2.5oz
14 Mayıs 2019 Salı
7 Aralık 2018 Cuma
Olimpos: Bir Dağ Değil, Anadolu’da Binlerce Yıllık Türk Geleneğinin Sessiz Adı
Olimpos…
Bugün çoğu kişinin yalnızca “antik bir Yunan dağı” olarak bildiği bu kelime, aslında Anadolu’nun çok daha derin, çok daha eski bir hafızasına işaret eder. Atatürk’ün “Anadolu 7000 yıllık Türk beşiğidir” derken vurguladığı kültürel süreklilik tam da bu noktada kendini gösterir: Bu toprakların kadim dağ kültü, Orta Asya’nın kutsal dağ anlayışıyla aynı çizgiden beslenir.
Türk kozmolojisinde dağ, göğün kapısıdır; kutun iniş yeridir; yeryüzü ile gökyüzü arasındaki eksendir. Altay’ın Tengri Dağı, Hunların kutsal zirveleri, Göktürklerin merkez kabul ettiği dağ kültleri… Hepsi aynı arketipik mirası taşır. Ve bu mirasın Anadolu’daki yankılarından biri de Olimpos adıdır.
Olimpos, antik metinlerde “tanrıların evi” olarak geçer; yani göğün katlarına açılan kapı. Bu tanım, Türk inanç sistemindeki “Üst Dünya”, “Gök Katları”, “Kutsal Dağ” kavramlarıyla birebir örtüşür. Bir coğrafi isimden çok, bir kozmik merkez fikridir. Aynı düşünce çizgisi, Orhun Yazıtları’nda “Yukarıda mavi gök, aşağıda yağız yer” diye başlayan evren tasarımında da görülür.
Anadolu’nun dağları, binlerce yıl boyunca göçler, kültürler ve ritüeller arasında bir hafıza taşıyıcısı olarak varlığını sürdürmüştür. Çatalhöyük’ün boğa başları, Likya dağ kültü, Eren Dağı efsaneleri, Torosların tanrısal anlam dünyası… Tüm bu katmanlar, dağa atfedilen ruhun, Orta Asya’daki Türk geleneğinin Anadolu’da kesintiye uğramadan devam ettiğini gösterir.
Bu yüzden Olimpos, yalnızca bir Akdeniz dağı değildir.
Türk geleneğinde dağın sahip olduğu kutsal rolün Anadolu’daki karşılığıdır.
Göğe uzanan bir kapı; tanrısal kudretin iniş noktası; insanın kendi iç yolculuğunda yükseldiği simgesel merdivendir.Bugün yaptığım her çalışmada, seramik yüzeydeki her işarette, bu kadim sürekliliğin izini takip etmeye çalışıyorum. Çünkü biliyorum ki bir kelime bazen bin yıllık belleği taşır. Olimpos da o kelimelerden biridir: Türk’ün dağa verdiği anlamın Anadolu’daki sesidir.
Olimpos, aslında uzak değil; köklerimizin göğe bakan yüzüdür.
4 Ağustos 2018 Cumartesi
19 Haziran 2014 Perşembe
Bilinmeyenin Gölgesinde Arkeomitoloji: Mu Efsanesi ve Kalıntıları
Mu Kıtası: Atatürk’ten Churchward’a Bir Efsanenin Serüveni
1. Mu Kıtası Teorisi ve James Churchward
1920’lerde İngiliz araştırmacı James Churchward, Pasifik Okyanusu’nda bir zamanlar Mu adında kayıp bir kıtanın var olduğunu öne sürdü. Churchward, Naacal tabletleri diye adlandırdığı antik belgelerden yola çıkarak Mu’nun insanlığın anavatanı olduğunu iddia etti rationalwiki.org+3Google Kitaplar+3forums.totalwar.org+3Anne with a Book+10Vikipedi+10forums.totalwar.org+10.
Ancak bilim dünyası bu iddiaları:
-
Jeolojik olarak imkânsız, çünkü Pasifik tabanı bu tür bir kıtanın batışını desteklemiyor;
-
Belgelenmemiş tabletlere dayanıyor; bu tabletler yalnız Churchward tarafından görülmüş ve doğrulanmamış;
-
Çoğu dilbilimsel ve tarihsel çeviri yanlışlığı içeriyor şeklinde değerlendirdi VikipediLouis Wolfdouglasdouma.com.
2. Mayatepek Raporları ve Atatürk’ün İlgi Alanı
Atatürk, Tahsin Mayatepek’i Meksika Büyükelçisi olarak görevlendirdi; bu görevin amacı Maya-Türk dil benzerliklerini ve Mu kıtası bağlantılarını araştırmaktı Google Kitaplarforums.totalwar.org. Mayatepek, Mayalara ait bazı kelimeler ile Türkçede benzer kelimelerin karşılaştığını belirtti ve bu benzerliklerin Mu dilinden kaynaklanıyor olabileceğini düşündü.
Churchward’ın kitapları tercüme edilerek Türk Dil Kurumu ve tarihçiler tarafından incelendi; Atatürk bu çalışmalar doğrultusunda kapsamlı mevzuat notları aldı ve raporlar oluşturuldu rationalwiki.org+3forums.totalwar.org+3blog.my-mu.com+3.
3. Churchward’ın “Naacal Tabletleri” ve Bilimsel Eleştiriler
Churchward’ın iddia ettiği Naacal tabletler — Hindistan ya da Myanmar’daki bir tapınaktan geldiği söylenen yazıtlar — tanımlanmadı ve doğrulanmadı. Uzmanlar bunların varlığını veya içeriklerini doğrulayamadı reddit.comde.wikipedia.org.
Bilimsel çevreler, Churchward’ın sözlerini kurgu‑kılıfına sokulmuş spekülasyon olarak değerlendirdi; somut kanıt eksikliği nedeniyle pseudobilim olarak nitelendirildi douglasdouma.comVikipediVikipedi.
4. Tahsin Mayatepek Raporlarına Atıf
Mayatepek’in Atatürk’e sunduğu raporlar, Churchward’ın iddialarına dayansa da geriye bilimsel olarak teyit edilmiş somut bulgu bırakmaz. Türk Tarih Tezi çerçevesinde, Türk-Maya benzerliklerini incelerken çoğu araştırmacı bu kelime benzeşimlerinin tesadüfi ya da yanlış dil eşleştirmeleri olduğunu vurgular Google Kitaplarrationalwiki.org.
5. Kısacası: Mu Teorisi Neden Bilimden Kabul Görmedi?
| Argüman | Açıklama |
|---|---|
| Jeoloji | Pasifik tabanı eski jeolojik sürelerde oluştu; hızlı batış gibi bir olay mümkün değil. |
| Arkeoloji | Moai ve benzeri yapılar izole volkanik adalar üzerinde yer alıyor—Mu’ya bağlanamıyor. |
| Dil/Dilbilim | Tabletler ve Naacal dili tanımlanmamış; Türk‑Maya bağları akademik olarak yetersiz kanıtlarla desteklenmiş. |
| Belgelenebilirlik | Churchward’ın iddia ettiği belgeler yalnızca kendisi tarafından görülmüş, başka kaynakça bulunmuyor. |
6. Yorum ve Değerlendirme
-
Churchward’ın çalışmaları, alternatif tarih ve ezoterizm meraklılarında etkili oldu; ancak akademide geçerli kabul görmedi
-
Atatürk’ün bu konuları inceletmesi, birçok tartışmayı tetiklemiştir; ancak araştırmalar sonucu bilimsel olarak “Mu kıtası kesin şekilde var” gibi bir kanıt ortaya koyamamıştır
Aşağıda ki satırlar, Ulu Önder ATATÜRK’ün, MU kıtası ve uygarlığı hakkında araştırma yapması için özel olarak görevlendirdiği, TAHSİN MAYATEPEK’in elde ettiği bilgiler ve raporlarından derlenmiş alıntılardır.


.jpg)























