17 Aralık 2021 Cuma

Denisova Prehistorik Kahve Fincanı 180ml / 6oz (2. Üretim )






Farklı coğrafyalardaki binlerce yıllık kaya resimlerinden ilham alınarak yapıldı. Av sahnesi, Tengri ile eski topluluklardaki yaşam arasındaki iletişimi tasvir ediyor. Tamamı el yapımıdır. İçi siyah sırlıdır ve dış yüzeyleri kaya dokusunda petroglifler içermektedir.




Beyaz Döküm | Sgrafitto | 1060 Derece Sırlı Pişirim

Bardak: Ø=8cm/ h=7cm/ V=180ml (6oz)

23 Ekim 2021 Cumartesi

Şaman Güneşi Çay Kahve Fincanları 95ml


Şaman Güneşi Çay Kahve Fincanlar. Sır üstü tekniği uyguladığımız fincanlarımızın kavrayış ve tutuşu rahattır. 140ml sıvı alır (yaklaşık 1,5 çay bardağı). Özellikle büyük Türk kahvesi sevenler için idealdir👍
Ø=7,5cm/ h=7cm/ V=140ml

11 Ekim 2021 Pazartesi

Çift Başlı Kartal ve Kurt Dişli Deri Kolye

Türk mitolojisinde çift başlı kartal, yeryüzü ve gökyüzünün bekçisi olarak kabul edilip Han'lara özel bir semboldür.
-----------
Kolyenin iç sargısında Türk Kültürüne has olan üzerlik tohumu kullanıldı. Tasarımın tamamı hakiki deridir. Kolye, üzerindeki kurt dişleri ile zenginleştirilmiştir. Çift başlı kartal sembolünün 900 ℃ ön fırınlama ve 1060 ℃ sırlı fırınlama uygulamamız sayesinde rengi ve parlaklığı yıllarca asla solmaz.
Kolye ucu çapı 4cm / Kolye Kalınlığı: 1cm / Uzunluk: 30cm
-----------
Malzeme:
Seramik çamuru, hakiki deri, kurt dişi, üzerlik tohumu 
👇

14 Ağustos 2021 Cumartesi

Kiren Meyvesi ve Ağacı


Bazı yörelerde 'kiren' veya ' zoğal' olarak da adlandırılan kızılcık meyvesinin insan kanındaki melatonin artırıcı etkisi, meyvenin olgunlaşmak için sindire sindire uzun yıllara yayarak güneşten almış olduğu akıl ışığını insan vücuduna ritm düzenleyici olarak aktarmasından kaynaklanır. 

Kızılcık ağacının geç büyümesi bizim halk folklorumuzda 'kızılcıklar oldu mu? selelere doldu mu?....' diye başlayan türkümüze de konu olmuştur. Sümer dilinde 'i-li-a-nu-um' olarak bilinen kızılcık, antik dünyada görme özürlü ünlüThebaili kahin Teiresias kendisine verilen kızılcık ağacından yapılmış baston ile her yeri görüyor olarak yönleri tayin eder ve savaşırdı... 

13 Ağustos 2021 Cuma

Bathonea Antik Liman Yerleşkesi

Bathonea / Antik Kupalar - 300ml

Bulunduğum adres olan İstanbul Menekşe semti tam da Küçükçekmece gölü ve Marmara denizinin birleştiği noktada. 

Basınköy sırtlarından evimin penceresinden Marmara denizi ile Küçükçekmece gölünü aynı anda görüyorum. Meğerse evimin karşı  manzarasında koca bir antik kent varmış. 

Tam bir kayıp kent. 

Kazının resmi  sitesinden ve web de ki genel taramalardan oluşturduğum bu derleme de hiçte sıradan olmayan bir Arkeolojik buluntu var. Daha çocukluğum da bile bu bölge İstanbul'un en önemli avlak alanlarından biriydi. Av tüfeklerinin sesi her gün duyulurdu. 

Kısacası 800 bin yıllık av mevsimi son 30 yılda bitmiş! 




800 BİN YILLIK KENT

İnsanların avcılık ve toplayıcılıkla yaşadığı taş devrinden Helenistik -Roma – Bizans ve Osmanlı’ya kadar uzanan dönemlerine ait kalıntılarla dolu bir havza. Bugün Avcılar denmesinin sebebi, 20-30 yıllık bir yakın geçmişe kadar buraların büyük bir avlak alanı olması ve bu alanda sonbaharda özelikle kuzeyden gelen bıldırcın sürüleri ve diğer av hayvanlarının çok olmasındandır.



Çok muhtemeldir ki bugünün göç yolları antik dönemde de aynıydı ve bu bölge antik dönem avcılarının da yoğun ilgi odağıydı.

Geçmişte bizon, geyik, karaca, leopar, ayı, benekli sırtlan gibi pek çok yaban hayvanı ve kuş cinsinin yaşadığı Küçükçekmece Gölü havzasında bol miktarda balık türleri de bulunmaktaydı. 

Bu nedenle bu coğrafya tarih öncesinin avcı ve toplayıcı topluluklarının yaşamı için çok uygun olduğu gibi, taş çağı insan toplulukları için ideal bir yaşam alanı oluşturuyordu. 

Gölün hemen kuzeyinde yer alan 'Yarımburgaz Mağarası' bu yaşamı destekleyen en önemli korunma ve barınma alanı olarak karşımıza çıkıyor.



"İstanbul Avcılar'daki antik yerleşim kenti Bahhonea'da İskandinavyalı Viking savaşçıları da bir dönem yaşadı. 

Bathonea Antik Kenti kazıları sürüyor. Kazı esnasında dünyanın birçok yerinden yüzlerce geminin buraya geldiğini 

ve burada izler bıraktığını biliyoruz. En son burada Vikinglerin de kaldığı keşfedildi. / Turan Hançerli - Avcılar Belediye Başkanı"



BATHONEA isminin Sazlıdere’nin antik çağdaki derin dere anlamına gelen “Bathynias”tan geldiği belirtilmekte.


Bugünün Avcılar semti, eski zaman da Küçükçekmece Gölü, 

Marmara Denizi ve akarsular üzerine kurulmuş çok zengin bir coğrafyada bulunuyordu.

Avcılar´a hayat veren en önemli nokta Küçükçekmece Gölü ve bunun kıyıları.  

Dolayısıyla bu coğrafyanın çok uzun bir geçmişi var, yaklaşık 800 bin yıl kadar!!  

Bu uzun geçmişin kanıtları hemen gölün kuzeyindeki Yarımburgaz Mağarası´nda geçmişte yapılan kazılarda tespit edilebiliyor.



HİTİT İZLERİ


Kazı çalışmalarında bölgeye ait olmayan Orta Anadolu´da yaşayan Hititler ile ilişkili materyaller bulunmuş. 

Avcılar´ın karşısında İmralı Adası ve arkasında Anadolu toprakları bulunmakta. 

İmralı´nın arkası; Hititler´in `Masa´ ve `Asuwa´ adıyla tanımladıkları bölgeymiş.

Hititliler bu bölgeye gelmiş, savaşmış, galip gelince tanrılarına hediyeler sunmuşlar.

Batoneya'ya da geldiklerini düşünülüyor. 

Hatta kazı bölgesinde Kıbrıs kökenli ve Yunanistan´ın güneyinden gelen Mikenler ile ilgili bulgulara da rastlanmış.

Kazı bölgesinde en üstten aşağıya doğru Osmanlı Bizans, Yunan, Roma izlerine ulaşılmış.

En altta deniz tabakasının örttüğü bölgede kumlu deniz tabakasını kaldırınca Hititler, 

Kıbrıslılar ve Miken uygarlığının izlerini gösteren bir yerleşim var.



BATHONEA´DAKİ VİKİNGLER

Küçükçekmece Gölü ağzı ve kıyı şeridinin daha açık olduğunu bu nedenle daha korunaklı olduğu için antik dönemde deniz ticaretinde önemli ölçüde kullanıldı.

Bathonea kazıları sırasında bulunan bazı bulgular Avarlar´ın İstanbul saldırılarının izlerini taşıyormuş. 

Burada  dünyada tek seferde binin üzerinde pişmiş topraktan yapılan ilaç şişeleri ile bunların yapımında kullanılan malzeme ve bitki özlerini bulmuşlar. Kazı başkanı, yaklaşık 100 kişiden oluşan ekibin Bathonea´da ciddi oranda Viking ilişkisi olduğunu ortaya çıkardıklarını söylemiş.





http://bathonea.org/



'' Çok muhtemeldir ki bugünün göç yolları antik dönemde de aynıydı ve bu bölge antik dönem avcılarının da yoğun ilgi odağıydı.

Geçmişte bizon, geyik, karaca, leopar, ayı, benekli sırtlan gibi pek çok yaban hayvanı ve kuş cinsinin yaşadığı Küçükçekmece Gölü havzasında bol miktarda balık türleri de bulunmaktaydı. 

Bu nedenle bu coğrafya tarih öncesinin avcı ve toplayıcı topluluklarının yaşamı için çok uygun olduğu gibi, taş çağı insan toplulukları için ideal bir yaşam alanı oluşturuyordu. ''

Bu paragraf sayesinde daha önce yaptığım kupaların yeni ismini buldum. 

( Kendime pay çıkarmalıydım ) 


Bathonea / Antik Kupalar - 300ml


#istanbul #turkey #turkish #constantinopel #miklagard #roman #byzantium #varangianguard #byzantine #history #vikings #ragnar #ragnarlodbrok #ragnarlothbrok #historyvikings #jormungandr #amber #cross #ouroboros #greek #egyptian #scandinavian #mediterranean #levant #levantine #middleeastern #viking #vikingage #vikingsofinstagram #archaeology #bathonea #antikkent #antikyunankenti #avcılar #arkeoloji #tarihinesahipçık #tarih

Görsel Sanat Dalları Nelerdir?




Görsel sanatlar, güzellik ve zevkle ilgilenen sanatlar için kullanılır. Bu terim ilk defa Fransızcada beaux arts olarak, resim, heykel, baskı gibi görsel sanatları tanımlamak için kullanılmıştır. Günümüzde daha çok, klasik veya akademik sanatla bağlantılı olan geleneksel görsel sanatlar anlamına gelir.





Güzel sanatlar teriminin ortaya çıkışındaki motivasyon, resim, heykel gibi görsel sanat dallarını; tekstil, seramik gibi zanaat ve uygulamalı sanatlardan ayırmaktı. Buradaki "güzel", sanat eserinin niteliğini değil, disiplinin estetikle bağlantısını vurgulamak için kullanılmıştır. Günümüzde icra edilen ve sadece resim, heykel ve baskıyla kısıtlı olmayan modern ve çağdaş sanat eserleri için açıklayıcı ve kapsayıcı olmadığından, buna alternatif olarak görsel sanatlar tabiri kullanılmaktadır. 





GÖRSEL SANATIN DALLARI 





Resim 


Soyut


Natürmort


Figüratif


Nü (Çıplak)


Portre


Slayt


Duvar Boyama


Önemli Ressamlar ve Eserleri








Özgün Baskı 


Gravür


Serigrafi


Taş Baskı


Ağaç Baskı


Özgün Baskı Sanatçıları








Heykel 


Rölyef


Büst


Anıt Heykeller


Sanatçılar ve Eserleri








Seramik ve Cam 








Fotoğrafçılık 


Teknik Bilgiler


Sanatçılar ve Çalışmaları








Grafik 


Karikatür


Illustrasyon


Manga


Animasyon


Çizgi Film


Çizgi Roman


Anime


Amblem/logotype


Grafik, Resim, 3d Yazılımları











Geleneksel Sanatlar / Geleneksel El Sanatları- Zanaatlar 







Süsleme Sanatları 


Ebru


Tezhip


Hat Sanatı


Minyatür


Kalemişi


Bezeme


Mozaik


El Yazmaları








Hammaddesi Metal Olan Geleneksel Sanatlar
 


Demircilik


Bakırcılık


Bıçakçılık


Altın - Gümüş İşleri


Telkari


Savat








Hammaddesi Toprak Olan Geleneksel Sanatlar
 


SERAMİK


ÇİNİ


ÇÖMLEK








Hammaddesi Tahta-Ağaç Olan Geleneksel Sanatlar 


Ağaç - Ahşap İşçiliği


Baston Asa


Müzik Aletleri Yapımı


Semercilik


Kaşıkçılık








Hammaddesi Taş Olan Geleneksel Sanatlar 


Taş İşçiliği (Mimaride kullanılan Taş İşçiliği, Çeşmeler, Mezar Taşları)


Mermer İşçiliği


Süs Taşları İşçiliği


Lüle Taşı İşçiliği


Oltu Taşı İşçiliği








Hammaddesi Cam Olan Geleneksel Sanatlar 








Hammaddesi Hayvansal Olan Geleneksel Sanatlar 








Hammaddesi Hayvansal Lif Olan Geleneksel Sanatlar 


1)Kimyasal Yapılarına Göre:


2)Hayvandan Elde Ediliş Şekillerine Göre:


3)Lif Uzunluğuna Göre:


Yün ve Kıllar








Hammaddesi Hayvansal Deri Olan Geleneksel Sanatlar 


Yemenicilik


Çarık


Cilt İşleri


Kat'ı


Gölge Oyunu Tipleri


Tarım, Mutfak Araçları Yapımı


Kemik , Boynuzdan Yapılan El Sanatları


Aksesuar İşleri








Hammaddesi Bitkisel Lif Olan Geleneksel Sanatlar 


Hasır Dokuma


Sepet Örücülüğü


Nazarlık








İşlemeler 





Örgüler 


Yöresel örgüler


Oyalar


Çoraplar








Dokumalar
 





1)Mekik Dokumalar:
Kumaş Dokuma, Siirt Battaniyesi, Kolan, çarpana dokuma 


2)Kirkitli Dokumalar:


A)Kirkitli Düz Dokumalar:
Kilim, Cicim, Zili (sili), Sumak





B)Kirkitli Havlı dokumalar:
Halı 





3)Mekiksiz Dokumalar alaz, Kolan, çarpana (kartlı, kartsız dokumalar)


4)Dokusuz Dokular (Keçe)








Sıkıştırma İşleri (Keçe) 


-Tepme Keçelerin Tarihi Gelişimi, Renk, Desen, Teknik ve Kullanım Özellikleri





Geleneksel Sanatlarda Renk, Desen, Boyamacılık 





Türk El Sanatları Tanıtma Derneği 

















Ayrıca; 





Temel Tasarım 


Sanatın Elemanları : Çizgi, Renk, Biçim, Form, Doku, Valör, Espas.


Sanatın İlkeleri : Denge, Ritm, Hareket, Zıtlık, Bütünlük, Vurgu, Motif.








Görsel Tasarım İlkeleri 


Şekil - Zemin Anlatımları


Görsel Ritim


Zıtlık


Egemenlik-Odak Noktası


Düzlem


Görsel Denge








Görsel Tasarım Öğeleri 


Leke


Nokta


Hacim


Çizgi


Renk


Doku


Biçim


Ölçü








Biçimlendirme Teknikleri (2 Boyutlu) 


Karakalem


Füzen


Marker


Sulu Boya


Pastel Boya


Guvaj Boya


Kuru Boya


Yağlı Boya


Akrilik


Lavi


Baskıresim


Parmak Boya


Kolaj


Vitray


Karışık Teknik


Grafiti Sanatı


Batik


Fresk








Biçimlendirme Teknikleri (3 Boyutlu) 


Origami


Mask


Mozaik


Büst


Artık Malzemeler


Maket








Mimari 


Dönemler, Üsluplar ve Eserler


Mimarlar


Hayal ve Gerçek

Tek bir beynin ürünü olup da bu kadar ayrı kalan iki kavram: Gerçek ve Hayal.

Bilincin kaynağını bulamıyorsak, gerçeğin nereden kontrol edildiğini de bilmiyoruz demektir.
Yine de “gerçek” dediğimiz şeyi bu dünyaya, “hayal”i ise ulaşılmaz bir ütopyaya bağlıyoruz…

Oysa bir şeyin “gerçek” sayılması için yaşanmış olması gerekiyorsa, gerçek tam şu anda — zamanın en küçük anında titreşen bir atom çekirdeği kadar kısa ve tekil bir şeydir.

Bu durumda hayal, zamanın çöktüğü andır.
Ne önü vardır, ne sonu… Hep oradadır. Ve belki de en büyük olandır.

Biraz bilime de yaslanarak diyebilirim ki:
Eğer gerçekler bir illüzyonsa, hayaller gerçeğin kendisi olmalı.



Yürü! Hür mâviliğin bittiği son hadde kadar!...
İnsan, âlemde hayâl ettiği müddetçe yaşar.

Yahya Kemal BEYATLI

20 Mart 2021 Cumartesi

Kiren Türk Kahvesi Fincanı (75ml / 2.5oz)




Anadolu'da çoğu yörede Kiren meyvesi ya da ağacı olarak bilinen ve sağlam bir ağaç türü olan kızılcık ağacı fincanların kulpunu oluşturur.
Gövdeye ahşap çivi ile sabitlendi ve sudan etkilenmeyecek iple sarılıp düğüm atılır. Kupanın yüzey deseni, elle şekillendirme sonucu oluşur.

Beyaz kil üzerine sigrafitto tekniği , 1060C sırlı pişirim.

Fincan: Ø=5cm/ h=6,5cm/ V=70ml, Tabak: 8x17cm

17 Ağustos 2020 Pazartesi

Tamgasay Kahve Fincanları 180ml (1.üretim)


Değişik coğrafyalardaki binlerce yıllık kaya yazılarından yola çıkarak hazırladığımız Kök Türk Tamga desenli kahve fincanlarımızdır. Desenler seramik çamuruna ile işçiliği ile işlenir. İçleri siyah sırlı fincanların dış yüzeyleri mat dokudadır. Yaklaşık 180ml hacme sahiptir.


Ölçü: Ø=8cm/ h=7cm/ V=180ml

11 Ağustos 2020 Salı

Tamgasay Espresso Fincanlar 95ml







Değişik coğrafyalardaki binlerce yıllık kaya yazılarından yola çıkarak hazırladığımız Kök Türk Tamga desenli Espresso kahve fincanlarımızdır. Desenler seramik çamuruna ile işçiliği ile işlenir. İçleri siyah sırlı fincanların dış yüzeyleri mat dokudadır. Yaklaşık 95ml hacme sahiptir.

Bu fincanlar espressonun yanı sıra duble Türk kahvesi sevenler için de oldukça kullanışlıdır.

Ölçü: Ø=7cm/ h=6cm/ V=95ml

15 Temmuz 2020 Çarşamba

Palmeta Türk Kahvesi Fincanları - Turuncu 75ml / 2.5oz


Palmeta Türk Kahvesi Fincanları - Turuncu 75ml / 2.5oz
Tüm doku ham seramik kil üzerine el işçiliği ile yapılmıştır. Kahve fincanlarının üzerine eski palmeta duvar kabartma desenlerinden alıntı yapılarak işlenmiştir.
Beyaz Kil / Sigrafitto / 1060C Sırlı Pişirim
Ölçü: Ø=5cm/ h=6.5cm/ V=75ml,
Tabak=12x9cm

19 Mayıs 2020 Salı

Vitruvius Türk Kahvesi Fincanları - Yeşil 75ml / 2.5oz



Tüm doku ham seramik kil üzerine el işçiliği ile yapılmıştır. Kahve fincanlarının üzerine eski vitruvian duvarı ve kabartma desenlerinden alıntı yapılarak işlenmiştir.

Beyaz Kil / Sigrafitto / 1060C Sırlı Pişirim

Bardak: Ø=5cm/ h=6.5cm/ V=70ml,

Tabak: 12x9cm

14 Ağustos 2019 Çarşamba

Dalya Seramik Kupa 350ml

 


Meksika kökenli bir çiçek olan Dalya’nın genel karakteristik formundan yansıtılmaya çalışıldı. 

Beyaz Kil / Sigrafitto / 1060C Sırlı pişirim

Ölçüler: Ø=9cm/h=11cm/D=350ml


15 Haziran 2019 Cumartesi

Denisova Prehistorik Kahve Fincanları 180ml / 6oz (1. Üretim )



Denisova mağarası ve değişik coğrafyalardaki binlerce yıllık kaya resimlerinden ilham alınarak yapıldı. İçleri beyaz sırlı, dış yüzeyleri kaya dokusunda petroglifler içerir. Av sahnesi ve değişik kaya figürlerinin işlendiği fincanlar 180ml hacme sahiptir.
Beyaz kil üzerine Sigrafitto tekniği 1060C

Fincan: Ø=8cm/ h=7cm/ V=180ml (6oz)

Bambu Kulplu Seramik Kupalar 280ml



31 Mayıs 2019 Cuma

Vitruvius Türk Kahvesi Fincanları - Beyaz 75ml / 2.5oz



Tüm doku ham seramik kil üzerine el işçiliği ile yapılmıştır. Kahve fincanlarının üzerine eski vitruvian duvarı ve kabartma desenlerinden alıntı yapılarak işlenmiştir.
Beyaz Kil / Sigrafitto / 1060C Sırlı Pişirim

Bardak: Ø=5cm/ h=6.5cm/ V=70ml,

Tabak: 12x9cm

14 Mayıs 2019 Salı

Sahasrara Taç Çakra Sembollü Seramik Kolye

Ajna Alın Çakra Sembollü Seramik Kolye

Vishuddha Boğaz Çakra Sembollü Seramik Kolye

Anahatha Kalp Çakra Sembollü Seramik Kolye

Svadhisdhana Göbek Çakra Sembollü Seramik Kolye

Manipura Solar Çakra Sembollü Seramik Kolye

Muladhara Kök Çakra Sembollü Seramik Kolye

7 Aralık 2018 Cuma

Olimpos: Bir Dağ Değil, Anadolu’da Binlerce Yıllık Türk Geleneğinin Sessiz Adı

 

Olimpos…



Bugün çoğu kişinin yalnızca “antik bir Yunan dağı” olarak bildiği bu kelime, aslında Anadolu’nun çok daha derin, çok daha eski bir hafızasına işaret eder. Atatürk’ün “Anadolu 7000 yıllık Türk beşiğidir” derken vurguladığı kültürel süreklilik tam da bu noktada kendini gösterir: Bu toprakların kadim dağ kültü, Orta Asya’nın kutsal dağ anlayışıyla aynı çizgiden beslenir.

Türk kozmolojisinde dağ, göğün kapısıdır; kutun iniş yeridir; yeryüzü ile gökyüzü arasındaki eksendir. Altay’ın Tengri Dağı, Hunların kutsal zirveleri, Göktürklerin merkez kabul ettiği dağ kültleri… Hepsi aynı arketipik mirası taşır. Ve bu mirasın Anadolu’daki yankılarından biri de Olimpos adıdır.

Olimpos, antik metinlerde “tanrıların evi” olarak geçer; yani göğün katlarına açılan kapı. Bu tanım, Türk inanç sistemindeki “Üst Dünya”, “Gök Katları”, “Kutsal Dağ” kavramlarıyla birebir örtüşür. Bir coğrafi isimden çok, bir kozmik merkez fikridir. Aynı düşünce çizgisi, Orhun Yazıtları’nda “Yukarıda mavi gök, aşağıda yağız yer” diye başlayan evren tasarımında da görülür.

Anadolu’nun dağları, binlerce yıl boyunca göçler, kültürler ve ritüeller arasında bir hafıza taşıyıcısı olarak varlığını sürdürmüştür. Çatalhöyük’ün boğa başları, Likya dağ kültü, Eren Dağı efsaneleri, Torosların tanrısal anlam dünyası… Tüm bu katmanlar, dağa atfedilen ruhun, Orta Asya’daki Türk geleneğinin Anadolu’da kesintiye uğramadan devam ettiğini gösterir.

Bu yüzden Olimpos, yalnızca bir Akdeniz dağı değildir.
Türk geleneğinde dağın sahip olduğu kutsal rolün Anadolu’daki karşılığıdır.
Göğe uzanan bir kapı; tanrısal kudretin iniş noktası; insanın kendi iç yolculuğunda yükseldiği simgesel merdivendir.

Bugün yaptığım her çalışmada, seramik yüzeydeki her işarette, bu kadim sürekliliğin izini takip etmeye çalışıyorum. Çünkü biliyorum ki bir kelime bazen bin yıllık belleği taşır. Olimpos da o kelimelerden biridir: Türk’ün dağa verdiği anlamın Anadolu’daki sesidir.

Olimpos, aslında uzak değil; köklerimizin göğe bakan yüzüdür.

19 Haziran 2014 Perşembe

Bilinmeyenin Gölgesinde Arkeomitoloji: Mu Efsanesi ve Kalıntıları




Mu Kıtası: Atatürk’ten Churchward’a Bir Efsanenin Serüveni

1. Mu Kıtası Teorisi ve James Churchward

1920’lerde İngiliz araştırmacı James Churchward, Pasifik Okyanusu’nda bir zamanlar Mu adında kayıp bir kıtanın var olduğunu öne sürdü. Churchward, Naacal tabletleri diye adlandırdığı antik belgelerden yola çıkarak Mu’nun insanlığın anavatanı olduğunu iddia etti rationalwiki.org+3Google Kitaplar+3forums.totalwar.org+3Anne with a Book+10Vikipedi+10forums.totalwar.org+10.
Ancak bilim dünyası bu iddiaları:

  • Jeolojik olarak imkânsız, çünkü Pasifik tabanı bu tür bir kıtanın batışını desteklemiyor;

  • Belgelenmemiş tabletlere dayanıyor; bu tabletler yalnız Churchward tarafından görülmüş ve doğrulanmamış;

  • Çoğu dilbilimsel ve tarihsel çeviri yanlışlığı içeriyor şeklinde değerlendirdi VikipediLouis Wolfdouglasdouma.com.

2. Mayatepek Raporları ve Atatürk’ün İlgi Alanı

Atatürk, Tahsin Mayatepek’i Meksika Büyükelçisi olarak görevlendirdi; bu görevin amacı Maya-Türk dil benzerliklerini ve Mu kıtası bağlantılarını araştırmaktı Google Kitaplarforums.totalwar.org. Mayatepek, Mayalara ait bazı kelimeler ile Türkçede benzer kelimelerin karşılaştığını belirtti ve bu benzerliklerin Mu dilinden kaynaklanıyor olabileceğini düşündü.

Churchward’ın kitapları tercüme edilerek Türk Dil Kurumu ve tarihçiler tarafından incelendi; Atatürk bu çalışmalar doğrultusunda kapsamlı mevzuat notları aldı ve raporlar oluşturuldu rationalwiki.org+3forums.totalwar.org+3blog.my-mu.com+3.

3. Churchward’ın “Naacal Tabletleri” ve Bilimsel Eleştiriler

Churchward’ın iddia ettiği Naacal tabletler — Hindistan ya da Myanmar’daki bir tapınaktan geldiği söylenen yazıtlar — tanımlanmadı ve doğrulanmadı. Uzmanlar bunların varlığını veya içeriklerini doğrulayamadı reddit.comde.wikipedia.org.
Bilimsel çevreler, Churchward’ın sözlerini kurgu‑kılıfına sokulmuş spekülasyon olarak değerlendirdi; somut kanıt eksikliği nedeniyle pseudobilim olarak nitelendirildi douglasdouma.comVikipediVikipedi.

4. Tahsin Mayatepek Raporlarına Atıf

Mayatepek’in Atatürk’e sunduğu raporlar, Churchward’ın iddialarına dayansa da geriye bilimsel olarak teyit edilmiş somut bulgu bırakmaz. Türk Tarih Tezi çerçevesinde, Türk-Maya benzerliklerini incelerken çoğu araştırmacı bu kelime benzeşimlerinin tesadüfi ya da yanlış dil eşleştirmeleri olduğunu vurgular Google Kitaplarrationalwiki.org.

5. Kısacası: Mu Teorisi Neden Bilimden Kabul Görmedi?

ArgümanAçıklama
JeolojiPasifik tabanı eski jeolojik sürelerde oluştu; hızlı batış gibi bir olay mümkün değil.
ArkeolojiMoai ve benzeri yapılar izole volkanik adalar üzerinde yer alıyor—Mu’ya bağlanamıyor.
Dil/DilbilimTabletler ve Naacal dili tanımlanmamış; Türk‑Maya bağları akademik olarak yetersiz kanıtlarla desteklenmiş.
BelgelenebilirlikChurchward’ın iddia ettiği belgeler yalnızca kendisi tarafından görülmüş, başka kaynakça bulunmuyor.

6. Yorum ve Değerlendirme

  • Churchward’ın çalışmaları, alternatif tarih ve ezoterizm meraklılarında etkili oldu; ancak akademide geçerli kabul görmedi 

  • Atatürk’ün bu konuları inceletmesi, birçok tartışmayı tetiklemiştir; ancak araştırmalar sonucu bilimsel olarak “Mu kıtası kesin şekilde var” gibi bir kanıt ortaya koyamamıştır


Tüm bunlara rağmen etkisini hala sürdürmekte olan bu teorilerin gerçekle çok yakın bağları kurulabilir görünüyor. herkesin gerçekliği kendine tabi ki.. Buyurun yazıya.....



Aşağıda ki satırlar, Ulu Önder ATATÜRK’ün, MU kıtası ve uygarlığı hakkında araştırma yapması için özel olarak görevlendirdiği, TAHSİN MAYATEPEK’in elde ettiği bilgiler ve raporlarından derlenmiş alıntılardır.

Ur’un Sessiz Tanıkları: Göbekli Tepe’den Saabîlere Hoova Uygarlığı



1981’de Haluk Egemen Sarıkaya’nın önsözünü yazdığı “Bilim Araştırma Grubu – Dünya Operasyonu” adlı kitapta, Hz. İbrahim, Hoova uygarlığı, Ur (Urfa, Göbeklitepe) ve Sâbîîler arasında bağlantılar kuran pek çok bilgi yer alıyor.

Şu dikkat çekici: Bu kitapta sözü edilen Hoova uygarlığı ile, yaklaşık 30 yıl sonra keşfedilen Göbeklitepe kabartmalarında görülen yörünge içine alınmış “H” sembolleri birbirini tamamlar nitelikte.

Bu durumda sonda sormamız gereken soruları başta soralım:

Hoova nedir? İsrailliler bugün kimleri kapsar? Neden? Haluk Egemen Sarıkaya neden böyle bir yayın yaptı? BAM ( Bilim Araştırma Merkezi) neden tam olarak 99 yayın yaptı? ve en önemlisi bu kitaptan çok sonra ortaya çıkan GöbekliTepe ve civarında (Ur) ortaya çıkan H kabartmaları nasıl oluyorda birbirini tamamlıyor?

Bu benzerlik, bana göre, dünya üzerindeki tüm dikkatlerin yeniden Anadolu’ya yönelmesinin güçlü bir göstergesi. Ya da tarihini en büyük komplosu kurulmuş uzun zamandan beri ...